19 Eylül 2015

Tuvalet Eğitimine Başlıyoruz



Mart 2015

Tuvalet eğitimi vermek annelerin gözünü korkutan bir süreç. Nereden mi bilmiyorum?Kendimden...Hazır bez kullandığımız süre zarfında sanki çocuğu bezlemek daha kolaymış gibi geliyor.Çiş yaptı değiştir,kaka yaptı değiştir.Poposu yanmasın aman zamanını kaçırma.Ne kadar hızlı davranırsan davran o popo mutlaka ara sıra pişer.Dışarı çıkarken bezler,ıslak mendiller,pişik kremi,alt açma matı,yedek kıyafetleri sığdırmak için yanımızda taşıdığımız o kocaman çantalar.Haa tabii birde bebeğin altını değiştirebilmek için temiz bir yer bulabilmek.Kimi zaman o pis ve küçücük  tuvaletlerin içine konulmuş duvara monte alt değiştirme aparatları.Zordur evet çok zor. Yalnız vakti geldiğinde artık tuvalet eğitimini almaya hazır olan çocuğu bezlemeye devam etmek siz karar verdiğinizde direnç göstermesine neden oluyor.Belki çevrenizde bir yerlerde dört yaşına gelmiş altı bezlenen ve bu durumdan mutsuz olan çocuklar görmüşsünüzdür.

Biz bezi çoktan attık ve cesaret vermesi adına notlar alarak bu postu yazdım.

1.GÜN:Cuma...Bugün okul yok.Bir kaç gündür yoğunlaştım tuvalet eğitimi konusuna.Tam cesaretlenmek üzereydim ki, okuldaki öğretmenimiz biraz daha beklememizi söyledi.Cesaretim kırılmıştı zaman konusunda.O gün sabah uyandık,okul yoktu.Kuzey'in geceden kalma bezini değiştirdim.Sonrasında birlikte kahvaltı yaptık.Kahvaltı sonrası biraz tv açtım O'na.Bende karşındaki koltuğa oturmuş O'nu izliyordum.Birden yanıma koştu ve bezden rahatsız olduğu anlatmaya çalıştı.Bezin bağlama kısımları rahatsız ediyordu sanırım.Pijamasını indirdim ve bezini biraz gevşettim.Sonra kendi kendime kısa bir süre düşündüm.Neyi bekliyordum yada bekleyecektim?!?Bezden rahatsız olan ve çıkarmak isteyen çocuğuma neden hala ısrarla bez bağlamaya devam edecektim?
Bundan bir iki gün öncede annemle fikir teatisi yapmıştık.Aslında birazda o cesaretlendirmişti beni.
-Neden öğretmiyorsun hala.Yazı bekleme,gerek yok diyordu.
Kuzey o sabah bezden iyice rahatsız olmuştu.Bende bir çıkaralım bakalım,başlayalım dedim içimden ve bezi çıkardık o sabah.İlk gün O'na daha önce aldığım minik ikea oturağına oturması için çabaladım.Oraya oturması ilk adım.Oturtmayı başardıktan sonraki adımsa çiş yapmayı sağlamak.Yani bana en zor görününen ikinci adımdı.Tabii oturmak istemedi önce.Denedim sürekli denedim.Oturmuyor.En sevdiği şey kinder sürpriz yumurtalarının içini açıp oyuncağına bakmaktı.Oturmaya ikna etmek için bir tane verdim.Kabul etti oturağa oturdu.Yumurtayı açtık ve içindeki oyuncağı çıkardık.Sonra ''bezi çıkarmak istiyorsan çişini artık buraya yapmalısın'' diye anlattım.İlk gün birinci adımı atlattık ama oraya çiş yaptıramadım.Gece uyudu ve ben alıştırma külodunu giydirip yatırdım.

2.GÜN:Cumartesi..Sabah kalktığından kupkuruydu,şaşırdım (genelde bezi kocaman uyanırdı).Tuvalete koştuk ve çişini oturağına yaptı :) Sevinçten ne yapacağımı bilemedim çünkü gerçekten en önemli şey oraya çiş yapıldığını anlamasıydı.Tabii alkış,öpücükler,aferinler ve çişi klozete döküp -güle güle çiş demeler Kuzey'e eğlenceli geldi.Sonra yine bir kinder yumurtası açtık ve içindeki oyuncağa baktık.Gün içinde bir kaç defa kaza yaptık,bazen tuvalete koşarken kaçırık yaptık.Yatana kadar çiş var mı? diye sormaktan ben bile kendimden sıkılmıştım.Bütün bir günü evde geçirdik.

3.GÜN:Pazar.Sabah uyandığında yine altı kuru kalkmıştı.O sabahta oturağına çişini yaptı.Bugünde dünkü gibi çiş yapmayı abartmadan eğlenceli hale getirmeye çalıştım.Ve her seferinde mutlaka tuvalete gittik.Asla evin içinde herhangi bir yere oturak taşımadım.Ve oturağı satın alırken her türlü abartıdan uzak en sade şekilde olanını seçtim.Bu işi bir kerede bitirmek istediğim için hiç bir evresini olay haline getirmek istemedim.

4.GÜN:Alıştırma külodunu giydirip, çantasına bir kaç yedek kıyafet ve bir kaç yedek alıştırma külodu koyarak okula gönderdim.Öğretmenine tuvalet eğitimine başladığımızı ve bana destek olmalarını istediğim bir mesajda gönderdim.Öğleye doğru okulumuzdan psikoloğumuz aradı ve Kuzey'i almak için biraz erken gelmemi rica etti.Tuvalet eğitimiyle ilgili bilgiler verdi ve neyi nasıl yapmamız gerektiğini anlattı.Aslına bende okulla birlikte bu işi nasıl götüreceğimi bilmiyordum,böylece gereksiz bir tereddüt yaşadağımı anladım. Konuşmanın sonunda kendimi çok daha iyi hissetmiştim.O gün Kuzey okulda çiş yapmak istememiş ve ben gittiğimde de yaptıramadım.Eve kadar tuttu.
Aldığım notlar:
Gece veya gün içinde dışarı çıkarken asla bez yok,
Alıştırma külotu kullanılmayacak,
Her gün çizelgeye not alınacak.
İki hafta sonra durum değerlendirmesi..

 Eve geldiğimizde Kuzey benim yönlendirmemle tuvalete gitti.Yine bir yada iki defa kaza oldu.Ama ben gayet sakin davrandım ve güzelce anlattım.Oturmak istemediği zaman baskı yapmadım.O gün kaçırık yaptığında hemen rahatsız oldu -''anne bak, anne bak'', dedi ve üstünü değiştirmemi istedi.Özellikle bir kaç dakika bekledim ve hemen değiştirmedim,ıslaklıktan rahatsızlık duyup  haber vermeyi öğrenebilsin ...

Dışarı çıktığımızda durum evdekinden biraz daha zor oldu.İster istemez stres yaşadım.Bazen anne çiş dedi tuvalete koştuk, kimi zaman yanlış alarmdı, kimi zaman dışarıda yapmak istemedi,kimi zaman oyuna daldı...Bir kaç tane yedek kıyafetle gezerek tedbiri elden hiç bırakmadım.

On gün içinde eğitimimizi bitirdik.Şimdi bezden kurtulduğumuz için hem ben hem Kuzey çok mutlu.
Eğitim sürecimize Kuzey'in okuldaki öğretmenleri de destek verdi.

Bu arada bende çevremden yaz aylarında daha kolay olur diyenleri çok duymuştum.Eğer çocuğunuz buna hazırsa hiç beklemeyin,hemen öğretin.Beklediğiniz her gün işiniz daha da zorlaşacak.


Bütün annelere ,bu süreçte kolaylıklar dilerim...


12 Eylül 2015

Evde Domates Konserve Yapımı

         


              İlk defa geçen kış yapmayı denediğim 15 kg domates sos,5 kg kapya biber salçası konservelerim ve buzluğa attığım sebzelerle kışı geçirmiştik.Hatta yaptığım konserveler havada patlamıştı,yetmemişti.Geçen sene organik domates ve biberlerle konserve yapmıştım.Bu sosları kışın bütün yemeklerde kullandım.Hazır salçalara bile hiç ihtiyacım olmadı.Soğuk ve karlı havalarda 5 dakikada domates çorbam hazır.Yapımı çok keyifli ve bir o kadarda meşakkatli olduğu için bu sene kocamıda çalıştırdım.Aramızda iş bölümü yaparak ve günlere bölerek üç günde konservelerimizi hazırladık, ikimizde yorulduk ama çok keyif aldık.
Kışın kullanmak üzere Kuzey için hazırladığım minik buzdolabı poşetlerine ayrıştırdığım bal kabağı,bamya ve tazeden ayıkladığım barbunyalar vardı.Ve ayrıca ayıklayıp buzdolabı poşetlerine ayrıştırdığım dolmalık biberlerde zamanımın olmadığı acil durumlarda yemek yapmak üzere buzluğa attıklarım arasındaydı.
Bu sene daha fazla domates ve kırmızı kapya biber aldım.Domates sos yaptım ve tabii kırmızı biberleride konserveledim.
              Bu sene Kuzey için köylü bir teyzenin kendi tarlasında yetiştirdiği domateslerden 15 kg kadar aldım.Yaz domateslerim organik olsun isterseniz konserve için fazla miktarda aldığınızda maliyet biraz artıyor.O yüzden ben bu sene domatesleri kendimiz ve Kuzey için olmak üzere ikiye böldüm.Böylece maliyeti düşürdüm.
               Domatesler için yarım kg'lık, biber sosları içinse 250 gr'lık kavanozları tercih ediyorum.Kullanım açısından kolaylık sağlıyor.Zaten bir kere bu kavanozları alınca yıllarca aynı kavanozlarla idare edebilirsiniz.Sadece her seferinde yeni kapak almak yeterli oluyor.



Domates konservesinin yapım aşamasına gelelim;

yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz kasa köylü teyzeden aldığım yaklaşık 13 kg domatesler.Çok ince kabuklu olduğu için soymadım ve sadece üst çekirdeklerini aldım,çürük kısımlarını ayıkladım ve yıkadım.


sonrasında ikiye üçe gelişigüzel keserek tencereye koydum ve rondodan geçirdim.Çok fazla suyunu bırakmaması için rondodan geçirirken biraz parçalı bırakabilirsiniz.Ben soymadığım için kabuklar gözükmeyince dek bu şekilde rondodan geçirdim.


Tencereyi ocağa alarak kaynayıncaya dek pişirdim ve kaynadıktan sonra hepsi için 3 tatlı kaşığı kaya tuzu ilave ettim.Bu arada domates kaynarken diğer bir ocakta kavanozlar ve kapaklar için bir tencere ayarlamalısınız.Kavanozları kapaklarıyla birlikte derin bir tencerede bir kaç dakika suda kaynatmak yeterli. Suyun içinde kaynayan kavanozlardan alıp en üstte 2 parmak boşluk kalıncaya dek sosu dolduruyoruz.Kavanozların kapak kısımlarını havlu kağıtla sildikten sonra yine sıcak haldeki bir kapağı kurulayıp kavanozun kapağını kapatıp ters çeviriyoruz.
Aslında bu işin en ince kısmı burası....

Ters çevirme işlemini yaptığınız yeri temiz beyaz bir havlu sermek kavanozlarda herhangi bir akma sızma varmı görmek açısından önemli...
Ben bütün kavanozları bu şekilde kapatıp ters çevirdikten sonra üzerine kalınca bir şeyler örterek yavaş yavaş soğumaya bırakıyorum.
Soğuduktan sonra ters çevirip güneş almayan bir yere kaldırabilirsiniz.
Bu arada kapakları tek tek kontrol ediyorum.İçine çöktüyse ve akma/sızma gibi sorun gözükmüyorsa konserveleriniz tutmuş demektir.



Bu rio domatesleri kgmı 1 liradan 25 kilo olmak üzere aldım.25 kg domates 25 lira bence süper. Hatta daha ucuza bulmak bile mümkün.Yalnız bu defa kalın olduğu için kabuklarını ayıkladım.Kabukları ayıklama işlemi gözünüzü korkutmasın.Altına bıçakla alt kısımlarına çapraz çizik atıp kaynar suya atınca bir kaç dakika içinde kabukları kolayca çıkıyor.Yine rondodan çekip bu sefer hepsini dev bir tencereye alıp kaynattım.25 kiloyu tek bir tencerede kaynatmak zamandan kazanmamı sağladı.Kabuk soyarken kaybettiğim zaman buradan kazanmış oldum.Aynı şekilde konserveleri doldurup ters çevirdim.Ertesi gün soğuyana kadar beklettim.

Bence konserve yapmak için en iyi zaman Eylül ayı.Yağmurlu bir günde evde yapılacak en güzel aktivite.

4 Mart 2015

Fırında Sebzeli Tavuk Baget

Bizim evimize tavuk pek sık girmez.Eşimde sevmez ama ben seviyorum özellikle de baget olursa.Kuzey'den sonra belki bir iki kez dışında hiç almadım marketten.Uzun bir aradan sonra güvenilir bir markanın bagetini aldım ve fırında pişirdim.Bu tarife benim tavuk sevmeyen kocam bile sevdi.Pratik,kolay ve lezzetli...
Fırına attıktan 15 dakika sonra mutfağınızı mis gibi bir koku saracak.




Malzemeler
10 adet tavuk baget
2 adet patates
2 adet havuç
2 diş sarımsak
3 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı silme karabiber
ve sevdiğiniz diğer baharatlardan ekleme yapabilirsiniz
deniz tuzu


Öncelikle hazırlığımızı yaparken fırını 180 dereceye ayarlayarak ısıtalım.
Tavuk bagetleri yıkıyoruz ve suyunu süzdürüyoruz.Patateslerin kabuklarını soyup kalınca dilimliyoruz.Havuçlarıda soyup uzun şeritler halinde yine biraz kalınca dilimliyoruz.Sarımsakların ince kabuğunu soyuyoruz.Ezmeden poşetini içine atacağız.
Derince bir kabın içinde patates,havuç,sarımsak,zeytinyağı,karabiber ve tuzu koyarak karıştırıyoruz.Son olarak bagetleri ekleyip şöyle bir alabora ettikten sonra fırın poşetinin içine aktarıyoruz.Poşetin ağzını sıkıca kapattıktan sonra hava alması için bıçakla bir kaç minik delik açıyoruz.
Bir fırın kabının içine fırın kağıdımızı yerleştiriyoruz ve hazırladığımız poşeti içine koyup fırına veriyoruz.
Fırını 180 dereceye düşürerek 50-60 dakika arası pişiriyoruz.


Tabii ki yanına bir pirinç pilavı gerçekten süper olur :)

afiyet olsun 


9 Ocak 2015

Karla Tanışma


                        5 yada 6 yaşındaydım, yani ne kadarda küçükmüşüm!,Kocaman bahçeli,müstakil bir evimiz vardı.Kışın her kar yağdığında annemden gizli demir kapının boşluklarından dışarı sızar,sabahın köründe karda oynamak için saatlerce eve girmezdik abimle.Asla beni almadan gitmezdi.Annem, eve girdiğimizde ayaklarımızın soğuktan buz kestiğini,üstümüzün başımızın sırılsıklam olduğunu söyler.Ama yinede biz hiç hastalanmazdık.Doya doya oynardık.Üstümüz başımız kirlenmiş,ıslanmış,parmaklar buz tutmuş,popo donmuş kimin uğrunda.Kızakla belki 30 defa yokuş aşağı kayıp tekrar tekrar yukarı çıkardık.Biraz dinlenir,kurulanır,üst baş değişir,bu kezde bahçemizde biriken karlar ziyan olmasın diye kocaman bi kardan adam yapardık.Aynen öyle gözüne kömür,burnuna havuç takardık.Kardan adamın hakkını verirdik.Sabah olunca gözümü açar açmaz kardam adamım ordamı diye pencereye koşardım.Biz hiç üşümezdik o zaman.Bugün hiç göremedim kardan adam.Bazı çocuklar niyetliydi,yapmak için.Ama sonunu getirmediler.Gövdeyi yuvarlayıp bıraktılar.

Bizim gibi doya doya sokakta oynayamayan bu nesile üzülüyorum şimdi.Apartman dairelerinde,beton yığınlarının arasına sıkışıp kaldık.Bir yanımız kaç kurtar kendini diyor,öbür yanımız hiç bir yere gidemezsin,otur oturduğun yerde diyor.Bu kalabalık,bu trafik,bu akşam olunca havayı basan kömür kokusu,..yürüyüş yapmaya çıkarsın bir hava almak için ciğerlerine kadar egzos dumanına boğulursun.Neyse...

Kar yağmış ve her yer bembeyaz.Okullar tatil.Geçen sene biraz bebekti,ağlamıştı Kuzey kara adımını atınca.Bu kez, dün ve bu sabah pencerenin önünde dışarı bakarken ''kaar yayoo'' nidalarıyla evde az bi şey çoştuk.Biraz pratik yaptık en nihayetinde.Kuzey'i kaptığım gibi soluğu bahçede aldım,erkenden.Elimizi çabuk tutup karlar kirlenmeden hemen kendimizi dışarı atmalıydık çünkü.İlk anda kaldırımdan yürüdük az bi şey.Sonra biraz ürkek kara bastık.Az bi zaman sonra Kuzey artık koşmaya başladı ve ben Onu hiç tutamadım :) Tutmakta istemedim aslında,istediği gibi oynasın,yuvarlansın diye. Eğleneceğini tahmin etmiştim ama bu kadarını beklemiyordum doğrusu.Yerlerde yuvarlandı, kendinden büyük çocukların kar topu savaşına katıldı,onlar koştu bizimkide onlarla koştu.Bir iki defa ayağı kaydı düştü.Yerden kar alıp baassket diye havaya fırlattı  :) 
Ne kadar mutlu oldu meleğim ya.
Eve girince gözyaşları yanağından süzüldü.
Kıyamam, çok ağladı aşkım,beyaz balığım...









6 Ocak 2015

Yoğurtlu Sebze

7.aydan itibaren

1 adet küçük boy organik kabak
1 adet küçük boy organik patates
1 dal organik semizotu 
1 adet ceviz büyüklüğünde tavuk eti
1 kase yoğurt (ev yapımı)


Kabak ve patatesi kabuklarını soyarak küp şeklinde doğruyoruz.Sebzeleri tavuk etiyle birlikte bir tencereye aktarıp üzerine geçecek kadar su ilave ediyoruz.Tavuk eti iyice pişince semizotunu ekliyoruz.Bir kaç taşım kaynatıp ocaktan alıyoruz.Çatalla ezip yoğurt ile karıştırıyoruz.

miniklere,afiyet bal olsun :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...